Genel

Peygamberimizin tavsiyesi : Sinameki

sinameki Peygamberimizin tavsiyesi : Sinameki

Önerilen hastalıklar: Çok kuvvetli bir müshildir. Kolit ve spastik kabızlıkta kullanılmaz. Bulantı ve kusma yapabileceği gibi sütlü kahveyle içiilmesi daha kolaydır.

Peygamber Efendimiz(s.a.v.) kabızlığa karşı sinamekiyi tavsiye etmiştir.

Karaciğer için çok faydalı olup, karaciğer tıkanıklıklarını giderir.


Kullanım şekli ve dozu:
1 bardak suya 4 gram sinameki koyup hafif kaynatılır ve tatlandırılarak içilir. Demlenerek kullanılmaktadır.

Nedeni bilinmeyen karın ağrılarında kullanılmamalıdır. Hamilelik ve emzirme döneminde doktor kontrolünde kullanılabilir. 12 yaşın altındaki çocuklarda ve uzun süreli kullanılması önerilmez. Düşüğe yol açacağı için hamilelik döneminde kullanılmamalıdır.

Prof. Dr. Ahmet Maranki & Elmas Maranki
Kozmik Bilim Işığında Şifalı Bitkiler

6779475959042354473 6091926278198493653?l=prlist.blogspot Peygamberimizin tavsiyesi : Sinameki

1

Hayaller Masalsı, Masallar Gerçek Olsa…

balloon Hayaller Masalsı, Masallar Gerçek Olsa…
Başkalarının hayalleriyle yolculuk etmeyin, kısa sürebilir.
Kendi hayallerinizle yolculuğa çıkın.
Birilerinin tavsiyeleri, kimi zaman kahve sohbetlerinde anlatılanlara benzer. “Sen şunu yapsan, aslında böyle olur” cümlelerini duyarsın. Sana yolculuk edebileceğin bir uçan balon verirler, fakat yangında kurtarılacaklar listesi vermezler. Balon patlarsa suçlu sen olursun, çünkü fikir verilmiş ama sen başaramamışsındır. Oysa kendi kurduğun hayaller böyle değildir. Yolculuk, hayatın boyunca devam edebilir. Bazı hayaller, bir ömre sığmaz. Sen gittikten sonra bile onlar yaşamaya devam ederler.
Hayal kuruyorsan vazgeçme. Fakat hayaller için de kendini köreltme.
Bazı şeyleri gerçekleştirmek için sabırlı olacaksın ama sıkıntılı olmayacaksın.
Sana sıkıntı veren şeyler, seni heyecanlandırmıyor demektir.
Öyle anlarda gittiğin yönü kontrol et, rotan şaşmış olabilir.
Para gider < – - – - > gelir
Aşk gider < – - – - > gelir
İş gider < – - – - > gelir
Fakat zaman gider – - – - >>> geri gelmez.
Öyleyse,
İnandığı yolda ışık görüyorsan, asla geri dönme…
Emre Türker

Picture: flickr

5578917089457921772 29372691324247985?l=hayalbemol.blogspot Hayaller Masalsı, Masallar Gerçek Olsa…

Genel

Aşkı memnu dizisi fotoromanı

Aşkı memnu dizisi çok sevmediğim bir diziydi ancak Adnan bey ha yakaladı ha yakalayacak heyacanı beni seyretmeye zorladı ve seyretmeye başladık internettede aşkı memnu dizisinin geyikleri çoğaldı Hürriyet Max da mizahi olarak aşkı memnu dizi fotoromanı çizilmiş nasılmı? işte böyle

untitled Aşkı memnu dizisi fotoromanı
untitled6 Aşkı memnu dizisi fotoromanı
untitledo%C3%B6j Aşkı memnu dizisi fotoromanı
1627825246926439016 252006064326838481?l=elifce karalamalar.blogspot Aşkı memnu dizisi fotoromanı

1

Sorularla herpers (uçuk hastalığı)

Herpes Simpleks ya da Uçuk hastalığı, Herpes Simpleks Virus denilen virüsün neden olduğu cilt ve mukozalarda gözlenen içi su dolu keselerden ibaret bulaşıcı bir hastalıktır. Herpes Simpleks virüsünün 8 tipi olup, klinik olarak en sık 3 tipine rastlanır.
- Memorial Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü Başkanı Op.Dr.N.Cihangir Yılanlıoğlu, Herpers Simpleks (Uçuk Hastalığı) hakkında bilgi verdi.

En sık görülen üç tip hakkında bilgi verir misiz?
HSV 1 daha çok ağız, burun ve çevresinde izlenirken, HSV 2 genital bölgede yerleşmektedir. HSV 3 ise Zona denilen rahatsızlığa yol açan, sinirlerde yerleşen tipidir. Bu tip diğerlerinden farklı olarak içi su dolu keseler şeklinde değil, kızarıklık ve iğne batması şeklinde hissedilen diğerlerinden daha keskin ağrılar yapan bir tipidir. Kuşak şeklinde belirli bir alanı tutar ve öncelikle ağrılar başlar. Daha sonra ağrı duyulan alanlarda nokta nokta kızarıklıklar başlayarak sınırlı ve belirli bir alanı kaplayan döküntü oluşur. Virüsün tuttuğu bölgeye uyan cilt bölgesinde yerleşir. Bir süre devam ettikten sonra öncelikle ağrılar, ardından döküntü iz bırakmadan iyileşir.

Herpes Simpleks’in türleri organlara nasıl etki eder?
HSV 1 ise yüz, dudaklar, burun ve ağız içinde içi su dolu kabarcıklar oluşturur. Bu kabarcıklar çok kısa süre içerisinde açılıp üzerleri ülserleşir ve yakınlarındaki diğer küçük ülserlerle birleşme eğilimi gösterirler. Ardından üzeri sulanan bu yaralar kabuklaşır. Kabuklar sarı beyaz renktedir. Daha sonra kabuklar kendiliğinden yumuşayarak düşerler. İlk başta yerlerinde kahverengi bir leke bırakır . Daha sonra kahverengi bir ize dönüşür. HSV 2 ise genital bölgeyi tutar. Kasıklar, kadında vajina dış dudakları, iç kısmı, anüs ile vajina arasındaki bölgeyi, rahim ağzını, erkekte penisin özellikle gövdeye yakın kısmını, nadiren penis başı ve testisleri, kalçaları tutabilir.

Nasıl bulaşır?
Herpes virüsü temasla bulaşır. Öpüşme, cinsel ilişki, aynı havluyu kullanma gibi virüsü taşıyan birey ile temas doğrultusunda virüsler alınır. Virüsler deri ve/ veya mukozalardaki çatlaklardan vücuda girerler. Sinir hücrelerini tutarak bu sinirlerin lifleri boyunca ilerlerler. Liflerin ganglion denilen ana merkezlerine yerleşirler. Ardından o bölgeye ait cilt ya da mukoza bölgesinde lezyonlarını oluşturmaya başlarlar. Virüsler yerleştikleri yerde ölmezler. Yapılan tedaviler de virüslerin yok edilmesini değil hastalık oluşturmalarını önlemek ya da en azından azaltmak amacıyla yapılabilmektedir.

Özellikle genital bölge uçukları için nelere dikkat edilmelidir?
Genelde Herpes Simpleks virüs bulaştığında her iki tipi de alınabilmektedir. Ayrıca özellikle HSV 2 denilen genital bölge uçuklarında cinsel temas ile virüs alındığı unutulmamalı ve yine cinsel temasla bulaşabilecek başka hastalıklar da akla getirilmelidir. Zira, HSV 2 virüsü kadar kolay bulaşabilen ve tehlikeli seyreden başka bir takım virüs hastalıkları da aynı kişiden alınmış olabilir ( Sarılık , AIDS, Frengi gibi…). Bu nedenle HSV 2 görülen bireylerde diğer cinsel yolla bulaşan hastalıkların da testler ile taranması doğru olacaktır.

Herpes İnfeksiyonu yaygın mıdır?
Herpes Simpleks infeksiyonunun bireylerde saptanarak çok doğru bir yaygınlık rdml taraması yapmak zordur. Bu zorluğun en önde gelen nedenlerinden bir tanesi infeksiyonun hastalık alındıktan sonra belirti ortaya çıkarmadan kalarak taşıyıcılık oluşturmasıdır. Hastalığa sahip bireylerin yarısından fazlası ( ~% 65’i) hastalığa sahip olduklarını bilmezler. Ayrıca HSV 2 ile temas etmiş bireylerde hastalık oluşsa bile korku ve utanç gibi nedenlerle hastalıklarını saklamaları gibi bir durum da söz konusudur. Bu nedenle hastalık hakkında başvuru aslında virüsü taşıyan birey sayısından çok daha azdır. HSV infeksiyonu toplumlar arasında da farklı oranlarda görülmektedir. ABD’de % 20’lerde olan bu oran, İsveç’te % 35’lerde, Brezilya’da % 40’lardadır. Ülkemizde ise ne yazık ki bilimsel bir istatistik bulunmamaktadır. Ancak tahmin edilen oran % 30’lardadır. Sosyokültürel seviyesi düşük toplumlarda daha sık izlenmektedir. Gelir ve eğitim düzeyi düşük populasyon da hedef noktasıdır.

HSV-2 enfeksiyonuna yakalanmada risk faktörleri
- Cinsel partner sayısının artması
- Yaşın ilerlemesi
- Düşük gelir
- Eğitim seviyesinin düşük olması
- Siyahi ya da Hispanik etnik kökenli olma
- Kadın olma
- Erkek eşcinsel faaliyet
- HIV enfeksiyonu

Hastalık nasıl oluşmakta ve seyretmektedir?
Virüs alındıktan kısa bir süre sonra ( 2- 12 gün kadar zaman aralığında) içi su dolu keseler ve kaşıntılı lezyonlar oluşmaya başlar. Hastanın bağışıklık durumunun kuvvetine göre bir miktar yayılır. Virüsle temas eden bireylerin yarısından fazlasında ise herhangi bir şikayet olmamaktadır. Hasta hastalık nedeni olan virüsü vücuduna almış, sinir sistemine yerleşmiş vaziyettedir. Cinsel ilişkiye girdiği bireylere virüs bulaştırmaktadır. Bağışıklık sistemi baskılandığı herhangi bir durumda ise hastalık belirtileri ortaya çıkacaktır. Bazen bu süreci hasta hiç yaşamaz. Ancak virüsü taşıyıcılığı devam etmektedir.Bazen de yılda en az dört ayrı atak yaşarlar.

Hastalık hangi durumlarda kendini gösterir?
Yeterli beslenememe durumunda, aşırı A vitamini alındığında, aşırı alkol tüketiminde, yoğun stres dönemlerinde, grip vs. gibi bağışıklık sistemini yoran bazı hastalıklarda, adet dönemlerinde, sık cinsel ilişkiye girildiği dönemlerde, kişisel hijyen bozukluğunda hastalık tekrarlamaya başlar. Belirtiler en şiddetli ilk infeksiyonu aldığında görülse de bağışıklık sistemi burada ana rol oynadığından herhangi bir nüksde de şiddetlenebilir. Hastalık belirtileri 20 gün kadar sürebilmekte ve kadınlarda bu dönemde rahim ağzında olabilen yaralar yüzünden akıntı, ağrılı cinsel ilişki gibi şikayetler belirebilmektedir.

Gebelikte hastalıkla temas edilmesi veya hastalığın bu dönemde nüksetmesi gibi durumlarda ne yapılabilir?
Hastalık gebeliğin ilk üç ayında geçirilirse fetus üzerinde çok ciddi hasar oluşturması iddia edilmiş olsa da bu konu da bilimsel veriler bulunmamaktadır. Ayrıca bu hasarların ultrason ile tespiti de mümkün olmayabilir. Bu nedenle tüm gebeler gebeliğin ilk döneminde bu infeksiyonun geçirilip geçirilmediği yönünde taranmalıdır. Virüsün yeni alındığı aktif infeksiyonun geçirildiği vakalarda gebeliğin sonlandırılması düşünülebilir. Hastalığı daha önce almış ve bağışıklanmış bireylerde fetus açısından bir tehlike bulunmamaktadır. Bu gebelerin gebelikleri sırasında hastalığın nüksünü yaşamaları durumunda herhangi bir tedavi uygulanmamakta sadece destek yaklaşımları benimsenmektedir. Doğuma yakın genital uçuk geçiren gebelerde ise eğer lezyonlar mevcutken doğum başlarsa bu gebelerde bebeğin temas ederek virüsü almalarını engellemek için sezaryen tercih edilmelidir. Ayrıca bebeğin doğum sonrasında da
bu virüsle temasını en aza indirmek için çok dikkat edilmelidir.


TANI:
- Şikayetten
- Klinik bulgular ( sulu , hemen kabuklanan kaşıntı veya yangılı içi su dolu kesecikler ..)
- Laboratuvar bulguları ile tanı koyulabilir.
- Laboratuvar testleri arasında yaradan sürüntü ile yapılacak kültür çalışmaları vardır.
- Sitolojik tanıda HSV Tip1 ve Tip2’ye karşı oluşmuş antikorların varlığı ve PCR ayırıcı tanıda frengi, fix ilaç allerjileri, travma, temas alerjileri düşünülmelidir.

Herpes virüsün tedavisi mümkün müdür, neler yapılabilir?
Herpes Virüsünün tam bir tedavisi mümkün olmamaktadır. Bu nedenle öncelikle virüsü kapmamaya özen göstermek gerekmektedir. Yabancılar ile temastan kaçınmak, cinsel ilişkide prezervatif kullanmak, ortak havlu vs. kullanımından uzak durmak gerekmektedir. Virüsü aldığımızı düşündüğümüz bireyi mutlaka bu durum hakkında bilgilendirmeli, kendisinin hastalık ihtimali hakkında dikkatini çekmeliyiz. Hastalığı kapma halinde veya nüksü önlemek için de bağışıklık sistemini güçlendirmeli, aşırı alkol, aşırı yorgunluk, beslenme bozukluğu, stres gibi durumlardan uzak kalmaya özen göstermeliyiz. Hastalık lezyonlarının en büyük sıkıntılarından biri de kolayca bakteri ile tekrar infekte olabilerek daha derin, daha geniş ve daha çok iz bırakan ülsreler haline gelebilmeleridir. Bu nedenle el ile temastan olabildiğince uzak durmalı, aktif lezyonların olduğu dönemde kağıt havluları tercih etmeli ve temastan kaçınmalıyız. Bakteri varlığında doktor kontrolünde antibiyotikleri kullanmalıyız. Genital bölgede yer alan bütün yaralar önemlidir. Burada en korkutucu olanı, başka hastalıkların herpes zannedilerek atlanması ihtimalidir. Bu nedenle her genital bölgede izlenen yara da mutlaka doktor muayenesi gerekmektedir. Ayrıca bir diğer önemli husus da, herpes infeksiyonu varlığında olası diğer cinsel yolla bulaşan hastalıkların da alınmış olma ihtimalidir.
(Alıntıdır)

174301175633935493 7143455303694085204?l=cinselbilgiler.blogspot Sorularla herpers (uçuk hastalığı)

Genel

Bershka 2010 Kis Sezonu

Bershka Kis Sezonu Koleksiyonunda Neler Var?

Bershka 2010 Sonbahar Kış koleksiyonunda yaptığı renkli ve canlı tasarımlarda her zamanki gibi canlı ve gençleri kendine ilham kaynağı olarak almış . Büyük bir genç kitlesini arkasından getiren Bershka yine capcanlı ve renkli modellerle karşımızda.

Mağazalara girdiğimiz anda bu canlı havanın etkisi altına girdiğimiz su götürmez bir gerçek . Renkleri kullanımı, yine aynı şekilde canlı renklerdeki aksesuarlarıyla oldukça beğenilen bir marka Bershka… Kendi tarzını yaratmak ayrıca modanın ince çizgilerini takip etmek isteyenler için vazgeçilmez bir seçim denilebilir.

Ayrıca kaliteli ürünleriyle fiyatları da oldukça uygun olan bu mağazaya kesinlikle uğramanızı öneririm. Bu senede geçen yıl gibi çok moda olan uzun ve kısa hırka modelleriyle Bershka ‘da karşılaşabileceğiniz gibi , stil ikonu olan bazı ünlülerin üzerinde görmeye alışık olduğumuz kesimlerin benzerlerini bulabilmeniz mümkün.

Bu kış sezonunda da çok moda olan ekose gömlek ve ekose elbise modelleri, kırmızı ekoseler mavi ve yeşil ekoseler mağazalarda mevcut. Modayla eğlenmek isteyenlerin aynı zamanda kendi tarzını da yaratmak isteyenlerin tercih ettiği Berschka ürünleri gerçekten çok cazip fiyatlarla her yaştan alıcıya uygun ürünlerle sizleri bekliyor.

4281370442527863736 1106009092974586322?l=modatakipcisi.blogspot Bershka 2010 Kis Sezonu